Ali Haydar Timisi – Yalancı
Duman durulmaz dağımda
Çiçekler açmaz bağımda
Bırakıp gittin sonunda
Yalancı çıktın yarim
Bu can sensiz olmuyor dedin
Gönül sensiz dinmiyor dedin
Bu yangınlar sönmüyor dedin
Yalancı çıktın yarim
Yakıp kül ettin dünyamı
Gözümde koydun rüyamı
Dile düşürdün sevdamı
Yalancı çıktın yarim
Ali Haydar Timisi – Yalanmış Meğer
Yarim dedim sardım seni koynuma
Sevdiğim bir kara yılanmış meğer
İp olup da dolanırmış boynuma
Söylediği sözler yalanmış meğer
Aşkının derdiyle yandığım güzel
Yalan sözlerine kandığım güzel
Yaralara merhem sandığım güzel
Beni dertten derde salanmış meğer
Gözlerine şu dünyayı yaktığım
Günler boyu yollarına baktığım
Görmeyince bu canımdan bıktığım
Ömrümü elimden çalanmış meğe
Ali Haydar Timisi – Yar Diye
Ali Haydar Timisi – Yar Diye
Düştüm ben gurbetin kör düğüm yollarına
Gönlümü hayırsız bir yare verdim diye
Hasretin zincirleri dolanır kollarıma
Sevdanın dallarından bir tek gül derdim diye
Yar diye diye diye ağlayıp güldüğüm
Uykusuz geceleri bin parçaya böldüğüm
Bu kaçıncı vefasız uğrunda öldüğüm
Gözlerim kan ağlıyor seni yar bildim diye
Yürüdüm tek başıma dost bile düşman oldu
İsyanımı mavzer edip dağ başına vurdum diye
Hasretin ateşleri yoluma pusu kurdu
Mazlumun arkasında bir dağ gibi durdum diye
Ali Haydar Timisi – Yarası Saklı
Ali Haydar Timisi – Yarası Saklı
Hangi uykudan uyansam hüzün vurur yüzüme
Hangi türküye el atsam yaşlar düşer gözüme
Dağ yangını gibi büyür yüreğimde hasretim
Yine de bir umut doğar filizlenir içimde
Çocuklar uyur sokaklarında
Umutlar büyür varoşlarında
Yüreğim kalır avuçlarımda
Yarası saklı benim yurdumun
Ali Haydar Timisi – Yeniden
Ali Haydar Timisi – Yeniden
Yeniden doğmalı doğan her güneşle
Umudu göklere yeniden saçmalı
Bakmalı dünyaya bir bebek gözüyle
Sevmeyi sevilmeyi yeniden tatmalı
Yapraklar düşerken sonbahar hüznüyle
Bir ağaç dalında yeniden açmalı
Bir tohum ekmeli sevdanın eliyle
Düşen her bedende yeniden doğmalı
Yeniden bulmalı sevdayı
Yeniden sevmeli dünyayı
Ali İzzet Özkan – Şu Sazıma Bir Düzen Ver
şu sazıma bir düzen ver
Teller de muradın alsın
Gel beni bir tenhada gör
Diller de muradın alsın
Gel gidelim bizim ele
Düşmeyelim dilden dile
Diken sarmış gonca güle
Güller de muradın alsın
Bazı uğra bizim köye
Sana bakam doya doya
Dağ ceylanı in ovaya
Çöller de muradın alsın
Elinden tutup gezelim
Harman döşe gül dizelim
Kalem ver adın yazalım
Eller de muradın alsın
Kehribar benler gerdanda
Düzen düzmüş dane dane
Bazı bazı çık seyrana
Yollar da muradın alsın
Al’İzzet’im görüşelim
Bugün bayram barışalım
Aç göğsünü sarışalım
Kollar da muradın alsın
Kaynak: Ali Izzet Özkan
Yöre: Sarkisla
Ali Kinik Bu Sarki
Bu sensiz geçen bir gün
Bu sensiz bir istanbul
Bu sensiz ilk gün degil
Ah bu ilk sürgün degil
Senin sarkin canim bu sarki
Benim eksik yanim bu sarki
Sen unuttun belki çoktandir
Ama benim sonum bu sarki
Yarim kaldi herseyim
Bu öykü yarim kaldi
Bu sarki zehir gibi
Yikik bir sehir gibi
Senin sarkin canim bu sarki
Benim eksik yanim bu sarki
Sen unuttun belki çoktandir
Ama benim sonum bu sarki
Bu sarki senindi unutma
Bu sarki dünündü unutma
Öyle bir gidisin vardi ki
Bu sarki bölündü unutma
Ali Kırca – Kırmızı Gülün Alı Var
Kirmizi gülün ali var aman aman
Her gün aglasam da yeri var
Bugün benim efkarim var aman aman
Ah bu gönül arzu eder seni seni yar seni
Kirmizi gülü budarlar aman aman
Altina meclisi kurarlar
Güzeli candan severler aman aman
Ah bu gönül arzu eder seni seni yar seni
Ali Kızıltuğ – Asr-ı Gurbet Harap Etmiş (Gel Hele)
Asr-ı gurbet harap etmiş köyümü
Bülbül gitmiş baykuş konmuş gel hele
Ben ağayım ben paşayım diyenler
Kapıları kitlemişler gel hele
Bir ev burda bir ev karşıda kalmış
Hele sorun bizim komşular n’olmuş
Kırk senelik ağaç kurumuş kalmış
Bizim köye benzemiyor gel hele
Birisine sordum bura neresi
Issız kalmış dertli çağlar deresi
Dedi kardeş işte Mursal burası
Koçyiğitler küstü gitti gel hele
Gel çoban gel ki dertleşek beri
Dağlarda meleşen kuzular hani
Tanıdın mı ben Ali’yim Ali
Hangi Ali’sin tanımıyım gel hele
Saz elimde şu elleri gezerdim
Dertli idim bazı destan yazardım
Sen Ali’ysen niye saçın ağarttın
Kızıltuğ’a benzemiyor gel hele
Ali Kızıltuğ – Bana Mı Yanam
Değirmenim terse döndü bu sene
Bulgura mı yanam kendime mi yanam
Yar orada kanser olmuş ben burda verem
Ben bana mı yanam sana mı yanam
Öyle güzel bulamam ki kusursuz
Seven neşeliymiş kendisi mutsuz
Kendi muratsızsa ben de huzursuz
Ben bana mı yanam sana mı yanam
Sadık yarim deyip beni ağlattı
Gözlerimden kanlı yaşlar çağlattı
Kendi yattı bana tohum arattı
Ben bana mı yanam sana mı yanam
You can subscribe to Albüm Kapakları by e-mail address to receive news and upates directly in your inbox. Simply enter your e-mail below and click Sign Up!
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Eki | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 |
| 27 | 28 | 29 | ||||